Dostlarım, Romalılar; kendini yaz zanneden bu kış gününde sizlere Ankara'dan sesleniyorum. Gökyüzü yere inmek üzere şu an, Cahit Külebi'nin oratoryosundaki gibi "Gökyüzünde kara kara bulutlar/Başımıza nerden geldiniz/Bizler konukseveriz ama/Yaz günü şiddetli yağmuru hiç sevmeyiz" diyor ve "Yetti gari" diye bağırıyorum. Bu arada Denizcilik ve Kabotaj Bayramınızı da kutluyor, ellerinizden toka ediyorum. Bizim cadde birazdan ırmağa dönüşür zaten, sandalları indiririz suya.
Bu hafta hayli endişeli geçti. Çaktırmadım ama pıt pıt attı yüreğim. Pazar günü pandeminin başından beri görüşemediğimiz bir grup lise arkadaşıyla buluştuk. Açık havada ve geniş bir mekanda idik ama oturma düzenimiz haliyle dip dibe idi. Bol sohbetli, keyifli, biralı miralı bir öğleden sonra geçirdik, her şey gayet güzeldi. Ta ki ertesi akşam arkadaşlardan biri arayıp Covid testinin pozitif çıktığını söyleyene kadar. Kendisinde hiçbir sıkıntı hissetmemiş, ilaç yazdırmak için aile hekimine gidince eşinin boğazındaki sıkıntıdan dolayı test istenmiş ve her ikisi de pozitif çıkmış. Ne yapsak diye düşündük, anında test yanlış sonuç verir, akışına bırakalım bir süre, kendimizi gözleyelim kararı aldık. Bünyesel hiçbir sıkıntım olmadı bugüne kadar ama asemptomatik olabileceğimi düşündüğüm için huzursuz oldum. Çocuklar ve Umut'a bir bulaştırma sözkonusu olabilir mi diye içim içimi yedi. Bugün 6. gün, artık bulaştıysa da belli olur diyerek sabah fizik tedaviye gittiğim hastanede test verdim. Baktım vakit erken, dolaşayım biraz dedim. Sabah yağmurla uyanmıştım, hem de hayli şiddetliydi, ben evden çıkana kadar durdu, hatta güneş açtı. Üzerime bir kot ceket alıp yola çıktım fakat öyle bir nem vardı ki Antalya solda sıfır kalır. Ceketim, giydiğim elbise, içimdeki atlet sırılsıklam oldu. Yapacak bir şey yok, o vaziyette Çankaya Belediyesi'nin satış mağazasını, Sakarya'daki çiçekçileri dolaştım, eczaneye uğrayıp bir-iki ilaç aldım, sonra pastaneye girip benimle ilgilenen görevliye çaya eşlik edecek bir şeyler yaptırdım ve hastaneye geri döndüm. Havuza düşmüş gibiydim.
Son işlemler yapılırken doktor gördü beni ve tedaviyi bitirdi, mezun oldum. Olumlu sonuçlar bir aya kadar ancak kendini gösterirmiş, umalım ki öyle olsun, orta parmağımı artık hissetmek istiyorum zira. Atacak kep bulamadım ama benimle ilgilenen görevli hanım takdirname verdi hal ve hareketlerimden dolayı, ayrıca bugün giydiğim elbiseyi de beğendi, elbisemi ben de beğeniyorum zaten, haliyle o da beğensin. Bugüne kadar giydiğim en rahat, en kullanışlı giysi. (Ekmekçim, bu konu sana bir şey hatırlattı mı? 😀 Ben de altta kalmadım bak )
Hayali diplomamla birlikte o havuzdan çıkmış halimle eve döndüm, ilk işim saç kurutma makinesini açıp kendimi kurutmak, üstümden çıkanların topunu da makineye atmak oldu. Sonra da ikide bir e-Nabız'a bakıp test sonucunun gelip gelmediğini kontrol ettim. Sonunda bingo, beklediğim gibi negatif çıktı. Bunca endişe boşa imiş ama tedbirli olmakta fayda var, kendim için bir şey istiyorsam namerdim, derdim çevremdekiler 😀
Üç haftalık fizik tedavi seansını ve koca bir Haziran ayını bitirdik. Şu yağmurları da bitiririz inşallah, dinimiz amin...